abdulkadirkocamanoglu @ gmail.com

Fesatlık etmeyeceksin.

Çocuğuna yapılmasını istemediğin haksılığı başkasına yapmayacaksın.

Haksızlık edersen döne döne seni bulacağını unutmayacaksın.

Herkesi kandırırsın..

Herkesi korkutursun.

Kendini yıkılmaz dağ sanarsın,

Dağları, gölleri, doğayı, ağaçları, arabaları, yolları kısaca herşeyin hakimi kendini sanarsın.

Garibanı horlar, ona tepeden bakarsın.

Kendini herşeyin en iyisini bilen sanarsın.

Yanında herkes var sanarsın.

Canın yanmayınca insanların canını yaktığını anlamazsın.

Bu Dünya, etme bulma Dünyası'dır unutmayasın.

Bir hikaye vardır.

Çok zengin bir konağın, dilenci bir kadını varmış.

Dilenci kadın hergün gelip konağın kapısını ekmek  için çalarmış. Birgün evin hanımı, dilenciden rahatsız olmuş ve kapı çaldığında dilenciye, ''Biraz bekler misin ?''demiş.

Evin hanımı mutfakta yarım ekmeğin içine biraz peynir biraz da zeytin koyarken zehir de katmış. Zehirli ekmeği dilenciye veren kadın kendini çok zeki düşünmüş.Ekmeği alan kadın evin hanımına çok teşekkür etmiş.Ekmeği aldığı gibi cami önüne gitmiş hanımın verdiği ekmeği yemek için. tam ekmeği yiyecek iken, birden şadırvanda yüzünü yıkayan yorgun bir asker görmüş. Uzun yoldan geldiği halinden anlaşılan askerin aç olduğunu düşünmüş dilenci kadın. Ekmeği askere vermiş. Uzun yoldan gelen asker dilenciye teşekkür etmiş. Dilenci oradan uzaklaştıktan sonra asker ekmeği yemiş. Namaz vakti camiye gelen cemaat yerde hareketsiz yatan askeri tanıyıp, evine götürmüş. Asker konağın hanımının yolunu beklediği oğluymuş. Konağın Hanımı, oğluna neden böyle olduğunu sorduğunda, dilenciye verdiği ekmeği kendi oğlu yediğini anlamış. Hastaneye kaldırdığı oğlu kurtarılamamıştır. 

Bu Dünya etme bulma Dünya'sıymış.