songul @ kamuguncel.com

Türkiye'de yaşayan bir vatandaş olarak hem eğitim, hem de toplumu yönlendiren, etkileyen yazarlara dikkat çekmek istiyorum. 

''Bu ülkede üniversite mezunları iş bulamıyor.'' yalan.

''Bu ülkede işsizlik var.'' yalan.

''Bu ülkede akademisyenler, ilim adamları harcanıyor.'' yalan.

Evet bunların hepsi yalan. Neden ?

Bir ülke düşünün. Önemli medyasında köşesindeki yazılar büyük kitleler tarafından takip ediliyor. Bu yazar çarpım tablosunu bilmiyor. Veya biliyor fakat evrensel sonucu aynı olan bir işlemi yapıp sırf birşeyi çarpıtmak, biryerlere yaranmak için ne hikmetse sonucu yanlış söylese de fazla değil az çıkartıyor. Bu yazar hem saygınlık kazanıyor hem de para kazanıyor. 

Öyle oluyor ki, çarpmayı dahi bu derece yanlış yapan, her dönem rüzgara göre şekil alan yazar, büyük oyunları bozduğunu itham etmektedir. 

Böyle bir durumda yıllarca dirsek çürütmüş, zekası belli seviyede olan üniversite mezunlarının iş bulamamasını şiddet ile kınıyorum.

Kamu çalışanlarına gelelim. Nitekim her ülkenin kamu çalışanları, devlet adamları siyasi olmaktan kurtarılmalıdır. Neden ? Bir ülkenin çeşitli daireleri, kamu çalışanları o devletin dinamo dişlileridir. Amaç o dişlinin sağlam, ısınmayan, kırılgan olmayan sapasağlam dişli görevini görmesidir. Sıcağı sevmesi, veya soğuk havayı sevmesi, soğuk havada daha sağlam olması beklenmemelidir. Her şartta, her düzeyde performansı aynı olmalıdır. 

Artık toplum olarak, yakınlarımızı kayırma veya bizden olanı kayırma adetlerimizi sorgulamamız ülkemizin hayrına olacaktır.