acelya @ kamuguncel.com

15 Temmuz Darbe kalkışmasını Türk halkının ve ordu içerisindeki vatanseverlerin savurması büyük bir zaferdir. Bunu iktidar için söylemiyorum. Şöyle stratejik düşünelim. Musul ve Kerkük evet bu iki bölge Petrol açısından en zengin bölgeler. Ve Türkiye tarihte buraya ordularını sevk edecekti ki ne yazıkki İngiliz ajanlığında isyana kalkıştı ve Türk ordusu isyanı bastırmak zorunda kaldı. Bunun üzerine olay Milletler Cemiyetine taşındı. Ve anlaşma yaparak Musul ve Kerkük'ün petrol gelirinden 25 yıl boyunca %25 Türkiye hak kazanmıştı. İngiliz sömürgesinde olan Kuzey Irak'taki Musul ve Kerkük'teki petrolü taşımak artık sıkıntıya girmek üzereydi. Çünkü etrafta olan İran'ın güçlenmesi ve Türkiye'nin güçlenmesi İngiltere'yi baya bir korkutmuştu. Ortadoğuda olan 5 yıl önceki kenetlenme ve ABD, İngiltere düşmanlığı Avrupa ülkelerini baya korkutmuştu. Dünya'da artık bunların müzadelesi yapılıyordu. Ayrıca diğer taraftan İsrail çıkardığı petrolünü Avrupa'ya bir şekilde ulaştırmak zorundaydı. Bunun içinki Ortadoğu'nun haritası yeniden çizilmeli ve Rusya'nında sıcak denizlere inmesi engellenmeliydi. Musul ve Kerkük petrolünü oradan çıkarıp satabilmek için ya İran engel olmamalı yada Türkiye veya Rusya eksenindeki Suriye engel olmamalıydı. Hemen akabinden gelen Kuzey Irak Yönetimi ile yapılan anlaşmalar sonrasında Musul ve Kerkük'ün petrol parasının Türk Bankalarına yatırılması zaten korkan İngiltere ve israil'i daha da korkutmuştu. 

Yapılan plan çok açık ve netti. Ortadoğu'da bir örgüt yaratmak ve ortadoğuyu önce parçalamak sonra düzeltme bahanesi ile sınırlarını yeniden çizmek. Sınırlar çizilirken enerji yollarını ele almak ve Türkiye'nin bağını İslam coğrafyası ile kesmekti. Bunun içindir ki bir günde öyle bir terör çıkıyor ve adı Işıd oluyor. Işıd ilk ele geçirdiği bölge ise Musul ve Kerkük olarak göze çarpması rastlantı değildir. nitekim üzerinden nerdeyse yıllar geçmesine rağmen Işıd Musul ve Kerkük'te hala hüküm sürmektedir. İngiliz sömürgesinde olan Musul ve Kerkük'e herhangi bir İngiliz askerinin inmemesi ise baya düşündürücü kendi başına. Yoksa bir ülke ki bu İngiltere nasıl izin verebilir petrolerinin Işıd hemde islami görünen bir terör grubu tarafından çalınmasına . Hadi izin verdi diyelim, Işıd bu çıkardığı Petrolü nereye satıyor ve parasını hangi bankadan alabiliyor. Dünya Işıd'e karşı olduğu bir zamanda petrolü nere satılıyor ve parası hangi bankaya yatırılıyor bu mümkün mü? Tabiki değil. ABD, Ortadoğu'da uydurduğu iyi terörist kötü teröristlerle birlikte yeniden çizmeye çalışması ve ısıd ile gerçekten mücadele etmemesi zaten herşeyi açıkça ortaya koymaktadır. ABD, Türkiye'nin Güneyinde terör koridoru oluşturmaya çalışarak kendi eksenindeki terörün himayesindeki toprakları Ak Deniz'e açacak bir koridor olarak yapmaya çalışıyor. Nitekim ordaki terör grupları Işıd ile beraber anlaşarak lerliyorlar. Isıd ve Pyd terör örgütlerinin kulandıkları silahlardan tutun da yaptıkları katliamlar, ve kanlı eylemlerde bir birlerine ne kadar benzediklerini ortada görebiliyoruz. ABD bunu yaparken Türkiye buna karşı hamle almak zorundaydı. Kasım 2015'de düşürülen Suriye  uçağı zaten Türkiye'nin güneyindeki terör korudoruna müdahalesini engelemekti. Aynen tarihteki Musul operasyonunu engelleyen seyh said isyanı gibi. Türkiye Rusya uçağını düşürmüş ve ABD burada rahat bir nefes almıştır. Terör  örgütü pyd'nin de ilerleyişi hızlandı. ABD'nin yeniden sınırları çizme planı tıkır tıkır işliyordu. Ne varki Türkiye bunu bırakmadı. Zaman zaman oluşturulacak olan koridoru uzaktan bombalıyordu. Ne carki öyle şeyler gelişti ve Rusya İran ile anlaşarak Türkiye o koridora müdahale etme kararı aldı. Tam koridora müdahale edecekken bu sefer Ordu içerisindeki hain ABD ve Nato ajanları 15 Temmuz darbe girişimine kalkışarak Türkiye'yi engellemek istediler. Ne varki Türk Milleti ve Türk Ordusu Polisi yine bu oyunu bozdu ve ABD, artık Türkiye'ye ayak diretmez oldu. Ordu toparlandı ve Kuzey Suriye bölgesine müdahalede bulunarak koridoru engelledi. Mülteci konusunda ise önceden beri Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge yapılmasını direten Türkiye'nin bu talebi kabul edilmemesinin gerekçesi zaten o bölgede koridor oluşturma sebebi olması açıkça gözükmektedir. Türkiye, kuzeyden oluşacak petrol koridorunu enerji yoluna müdahale derek aksaklık yaptı. ABD bu sefer terör örgütlerini destekleyerek koridoru Türkiye'nin müdahale ettiği derinlikten daha güneyde yaparak Akdenize bağlamaya çalışıyor. Evet Uçak Düşürme olayında da 15 Temmuz olayınında arkasında bu planları yapanlar vardır. Türk halkı kendi içerisinde birlik olarak bu müdahaleye destek vermeli ve Türkiyenin güneyinde terör kontrolünde İsrail ve İngilterenin petrolüne açılan yola karşı çıkmalıdır. Bizim olan Musul ve Kerkük petrollerini İngiltere Türkiye'ye muhtaç olmadan taşımak isteyecek ki bunuda bu plan çerçevesinde yapmaya çalışıyor. Darbe gerçekleşmiş olsaydı ki olamazdı Türkiye'ye Sevr'den daha kötüsünü dayatmaya çalışacakları kesindi.