Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yaşanan sorunlar karşısında sergilenen acziyetin geleceğe dair karamsarlığı daha da körüklediğini söyledi. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ‘küresel müesses nizamın’ yaşanan krizlerde etkinliğini yitirdiğini dile getiren Erdoğan, ABD ile ilişkilerde yeni safya açmayı hedeflediklerini belirtti. Referandumdan sonra ekonomik canlanmanın başladığına da işaret eden Cumhurbaşkanı “Demokrasi, hukuk ve özgürlüklerden taviz vermemiz söz konusu değil. Bütün herkese kapımız açık” mesajı verdi.

İstanbul’da düzenlenen Atlantik Konseyi Zirvesi’nin ikinci gününde katılımcılara hitap eden Erdoğan’ın gündeminde Suriye’den, AB ile ilişkilere Rusya’dan dünya ticaretine kadar önemli gündem maddeleri vardı.

DÜNYA DÜZENİ DEĞİŞMELİ: İkinci Dünya Savaşı sonrasında tesis edilen mevcut yapı bundan nemalanan ülkeler tarafından aynen korunmaya çalışılıyor. Ya tabandan gelen değişim rüzgarını yönetecek ya da bu rüzgarın kasırgaya dönüşüp bizleri yok etmesini bekleyeceğiz.

PYD’Yİ EN İYİ BİZ TANIRIZ: Terör örgütlerinin iyisi, kötüsü olamaz. Sırf DEAŞ’la mücadele ediyor diye PKK, YPG gibi terör yapılarının etnik temizlik faaliyetlerine tepkisiz kalmak, yeni insanlık suçlarına davetiye çıkarmaktır. PYD’yi, YPG’yi biz tanırız. Bizdeki PKK terör örgütünün, bunlar düşük çocuklarıdır. Onların yetiştirmesidir. Dostlarımız bunu bizden öğrenmeli. Yoksa yanlış bilgiler üzerine geleceğe yönelik yanlış adımlar atılıyor ve bölge bir çöküşün içerisinde. Medeniyetler çöküyor.

KUZEY SURİYE’DEKİ CAHİLLER: Güney sınırımız boyunca bir terör koridorunun oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Kuzey Suriye’de bir devlet kurma teşebbüsü içerisine giren malum bazı cahiller var, ‘cahil cesur olur’ diyorlar ya, o da havalarda. Kendine göre bakanlar kurulu oluşturuyor vesaire. Biz bunu karşılıksız bırakmayız ve Kuzey Suriye’de de öyle bir devlet kuruluşuna da asla müsaade etmeyiz.

ABD İLE YENİ BİR SAYFA: Türkiye ile ABD arasındaki ikili ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi bölgesel sorunların çözümü açısından gerekli. Geçmişte iki ülkenin ortak hareket ettiği durumlarda nasıl stratejik çarpan etkisi oluşturduğunu birlikte gördük. Sayın Trump ile Türk-Amerikan ilişkilerinde taze bir sayfa açacağımıza inanıyorum

YPG SİLAHLARI DEAŞ’LA PAYLAŞIYOR:  DEAŞ’la mücadele bahanesiyle bir terör örgütü ile iş birliği yapılmasını asla kabul etmiyoruz. Amerika’nın Suriye’de YPG/PYD ile hareket etmesi, ittifak ve ortaklık ruhunu zedeliyor.

Onlara (YPG’ye) ne yazık ki silah yardımları geliyor. Onlar da gelen silah yardımlarını DEAŞ ile paylaşıyor. Elimizde bütün belgeler var. Görüntülü var, kayıtlı var, bunları gayet iyi biliyoruz. Bunu tabii ki Sayın Trump’a anlatmam lazım.”

YARIM ASIRLIK HUKUK: Demokrasi, hukuk, serbest piyasa ekonomisi ve evrensel değerlerden taviz vermeden ilerlemeyi sürdüreceğiz. Bu süreçte dost ve müttefiklerimizden beklentilerimiz, ön yargılardan, kara propaganda ve çifte standarttan uzak şekilde Türkiye ile iş birliğine devam etmeleridir.  Dostlarımızdan aramızdaki yarım asırlık hukuka riayet etmesini bekliyoruz”      

TÜRKİYE GÜVENİLİR BİR ORTAKTIR: “Türkiye’nin terörle mücadelesinde tek başına bırakılmasını içimize sindiremiyoruz. Hele Avrupa’nın bazı ülkeleri var ki bu teröristlere her türlü desteği vermekte ve onlara yataklık ve yardım yapmaktadır. Türkiye, Atlantik’in her iki yakası için geçmişte olduğu gibi gelecekte de güçlü ve güvenilir bir ortaktır. İlişkilerimizi terör örgütleri değil, devletler olarak birbirimiz üzerinden yürütmeliyiz. Terör örgütleri kim ki? Bu terör örgütleri, NATO üyesi mi? Hayır. NATO’da biz beraberiz. Biz varız. Biz bölgede her türlü desteği vermeye, her türlü koalisyonun içerisinde yer almaya hazırız. Ama bu terör örgütleriyle asla...     

RAKKA’YI BİZ TEMİZLEYELİM: Biz Fırat Kalkanı ile bölgeyi teröristlerden temizledik sahiplerine iade ettik. Şimdi iki önemli yer kaldı. Biri Münbiç. Münbiç Arapların toprağıdır. Ama buradan Araplar boşaltıldı. Münbiç’i temizledikten sonra da Rakka. Rakka’da bugün DEAŞ’lı olarak 2 bin 500 ile 5 bin arasında teröristin olduğu tahmin ediliyor. Şimdi 2 bin 500 ile 5 bin arasındaki teröristi, koalisyon güçleriyle Türkiye ve ÖSO birlikte temizleriz. Bu bizim için zor bir şey değil. Bunu Sayın Trump’a anlatacağım.     

KAPIMIZI AÇIYORUZ: Türkiye’ye samimi bakış serdeden tüm girişimciler açısından yeni bir dönem başladı. Ben Cumhurbaşkanı olarak tüm girişimcilerin,her zaman yanında olmaya devam edeceğim. Kimsenin bu konuda endişesi olmasın ve dışarıda yapılan bu yalan yanlış kampanyalara da kimse kulak asmasın. Ben bu kampanyaları yapanlara sesleniyorum; siz önce şu teröristleri ülkenizde gizlemekten, saklamaktan şöyle bir vazgeçin. Özellikle Avrupa... Bunlardan vazgeçin. Tamam, ‘hayır’ kampanyasına destek verdiniz, kaybettiniz. Şimdi o defteri kapayın da ‘Türkiye ile nasıl münasebetleri geliştireceğiz?’ buna gayret edin. Biz o kampanyayı yapmanıza rağmen kapımızı açıyoruz.

FETÖ LİDERİ İADE EDİLMELİ YA DA TUTUKLANMALI

15 Temmuz darbe girişiminin elebaşısının, hala Pensilvanya’da rahatça terör faaliyetlerine devam etmesi milletimizi rahatsız ediyor. Bu terörist başı 170 ülkede faaliyet gösteriyor. Böyle bir terörist başının Amerika’da besleniyor olmasının, oradan bu 170 ülkeyi yönetiyor olmasının, kendilerini ciddi manada rahatsız edici. Beklentiniz FÖTE liderinin ya tutuklanması ya da bize iade edilmesidir.

YAYILMACI PERS MANTIĞI

Mezhep fanatizmi Irak’ta giderek bölge için saatli bir bombaya dönüşüyor. Aslında Irak’taki olay sadece mezhebi de değildir, onu da söyleyeyim. Mezhep kaynaklı yayılmacı bir etnik anlayışın tezahürüdür ve yayılmacı olan bu Pers mantığını çok iyi keşfetmemiz lazım. Eğer buna göre tedbirler şimdiden alınmazsa, hani tarih tekerrürden ibaret derler ya, ibret alınmazsa tekerrür eder, ibret alınırsa tekerrür etmez.

kaynak:karar.com